playin a new game with my hot stepsister anastasia knight indiansexmovies.mobi free sucking big massive cocks blowjob compilation movies

Reddediyorum

Merhabalar.

Se’ye…

Başlığı geçen yazıdan seçmiştik. Başlığa uygun da bir yazı deneyelim.

Bakınca ne yazsam beğenebileceğimi sanmıyorum; olağan yazımlara benzeyen, başka birinin yazdığını görsem beğenmeyeceğim ve basit bulacağım fakat ben yazdığım için pek de eleştirimi basitliğe değil de anlattığım şeylere odaklayacağım için kötü bulmayacağım, duyulan şeylerin yine tekrarı olan bir yazı çıkacak nihayetinde. Başlayalım.

Gözlük camlarına kızıyordum az önce. Üzeri yine kirlenmiş, günün çok fazla zamanında onları temizliyorum. Fark ettikçe temizlemem gerekiyor, ıslanıyor, su sıçrıyor, yağlanıyor, kaşım değiyor, elim çarpıyor. Ve üstelik bu seneki gözlük camlarından mıdır nedir çok da çabuk çizildiler. Çizikler ilk görüldüğünde hayli sinir bozucu oluyor. Camların bekaretinin yittiğini görüyorsunuz, artık ucuz birer parçalar, ışıkları sönmüş, özeninizi hak etmeyen şeyler. Yine de temizlemek kadarlık bir işe mecbursunuz. Yoksa işlevleri yitiyor. Genel olarak gözlük takmayı yine de seviyorum, aynada gözlüksüz çarpık çarpık kendime bakmak denen bir durumum da oluyor yeri olmasa da. Kaşlarımdan olduğunu söyledi bir peri, kaşlarımı örtüyor gözlüklerim. Lens takarsam muhtemelen buna uygun bir şeyler ayarlamam gerekecek. .veriimportantpörsınsıpeys.

Çok önemli insan ne ya. Hayır neyiyle çok önemli olur ki biri. Para denen bir unsur, gücü sağlayan başka bir unsur(ki bu arada paradan başka önem kazandıracak bir şey var mıdır somut insana, hoş paran olsa ne yazar, kafana bir kurşun kadar güvendesin ve önemlisin, sadece insan doğası ve etik anlayışı ve ahlak ve din gibi şeyler seni koruyor, çok zorlasan karşının ölüm korkusu)… Düşünelim biraz. Bir insanı nasıl durdurursunuz, nasıl yönetirsiniz? Daha temel: Güç nedir? Güç, güç, güç?.. Bir insanın istediği şeyi istediği anda yapabilirliği midir? Ya da bir skala yapsak istediği anda istediği şeyi yapabilirliği ne kadar güçlüyse o kadar güçlüdür kişi. Fakat burada şöyle bir nokta vardır. İçinde yaşadığımız bir toplum. Yanisi bu istençler toplum tarafınca beklenen istekler haline de bürünür ve olay istediği şeyi yaptırtmaya dönüşür(bizim güç için kullandığımız da bu değil midir?). İstediğini yaptırtma; yani o kişiyi senin isteğin için kullanma, isteğini yapmaya ikna ve razı etme, zorlayabilme(!), belki bir tarafıyla anlık köleleştirme. Peki bu nasıl yaptırılabilir? Bir kişi sizin istediğinizi neden yapar? İstek denilen şey nedir? Gücün boyutunun belirlenebilmesi için istek denen bir şeyle, bir yapabilirlikle sınanmasına mı ihtiyaç vardır? Ayrıca istek ve güç çatışması nasıl açıklanabilir, güç dengesi denen birilerinin isteklerinin diğerlerininkini bastırması da olabilir mi? Burada ilk bakılacak şey istek olmalı galiba, güç denen bir şeyin varlığını doğuran.

İstek.
Arzu. Sonunda mutlu olacağına inandığın beklenti midir bu? Galiba öyle. Bir şeyler sayesinde mutlu olacağımıza inanmamız ve o şeyler olunca da mutlu olmamız değil mi? Peki o şeyler olunca bazen neden mutsuz oluruz, arzumuz ne zaman söner, söndürücü şey nedir? İsteğin altında bir anlam yatması da burada söz konusu olmalı galiba. Anlam nedir peki? Bunu çözmek için bir örnek kullansak daha akıllıca olabilir. Sözgelimi beğendiği bir bebeği isteyen bir çocuk. Çocuk bebeği bir şekilde beğenmiş(beğeni öğrenimi olmuş olmalı demek ki) ya da bir arkadaşından görmüş(arkadaşını o bebekle mutlu görmüş olabilir, kendisi de bebeğin mutluluk verici bir obje olduğuna inanmıştır, sanı) olabilir. Başka bir beklenti yaratımı nasıl olur bilemiyorum, çocuk kafası sonuçta. Ve çocuk bebeği ısrarlar, isyanlar, naralarla aldırır(ailesi biraz zorluk çıkarıyormuş) ve bunca zahmet sonunda bebek yarım saat oynanıp ayakaltına atılır. Aile şaşkındır, nine örgü örmesini bırakıp büyük(hayır kocaman!) gözlükleriyle torununa bakıyordur, anne elindeki tencereyle kalakalmış, baba gazeteden uzattığı başı kilit halde bakıyordur. Tüm evin o ortamı bizim de içimizdeki hayal kırıklığı işte. Beklediğiniz bir şeyin aslında beklediğiniz gibi olmadığı ve tatmin edemeyeceği. Bizim çocuğumuzda o bebekle oynayabilecek bir hayal dünyası yoktur belki, bebeği suçlamak ne denli mantıklıdır ki burada değil mi? Ya da uzaktan, ilk bakışta güzel ve hoş gelen bebeğin sıradanlığını görmüştür. Ve galiba insan öğrendikçe her şey daha bir sıradanlaşıyor. Yeni şeyler arayışı bundan olsa gerek, olağanlıktan sıyrılmak için. Yani, konuyu toparlayabilirsem, ben filozof değilim, ne bileyim istek ne? Tıbbi olarak bir ödül sistemi var, vücuda yararlı bir şey yaparsan sana zevk aldırır, bu iyi der, mutlu eder. Vücuda yararlı olmak ve oyuncak bebeğin ne alakası var hiç bilmiyorum. Beklenti durumlarında da karşılama olunca ödüllendirilirsin. Evet, buradan çıkalım, darlandım.

Güçlünün isteği.
Evet, birine bir şeyi yaptırtmak için elinizde olması gereken istenç. Mesela bir işi birine kitlemekte amaç kendine daha fazla ömür biçip başkasının ömründen çalmaktır. Birine birini vurdurmak da zahmete girmeyip başkasının uğraşı ve tehlikesine işi bırakmaktır. Birini dövmek istediğinizde dövmektir. Birini niye dövmek istersiniz ki? Size zarar mı vermiştir; zarar verecek veya verebilir midir; başka birinden almak istediğiniz intikam için onu yansıtıcı olarak kullanıyor musunuz; sadece insanların acı çekmesinden zevk mi alıyorsunuz; bu zevk kendinize çektirilen acıların bir intikamı mı; yoksa hayatta hiç acı çekmediğiniz ve zor durumda kalmadığınız için bu durumda kalan zayıf, istekleri sizin altınızda ezilen, karşı koyacak gücü olmayanlar çok komik mi geliyor? Bu niye komik gelir ki? Güçlü olduğunu hissetmenin bir yolu mudur bu? Güçlü olduğunuzu göstermek için bir istek icadı? Hiçbir isteğiniz olmamasına rağmen isteğiniz olduğunda onu yapabileceğinizi bilmek için başkalarının var olan isteklerini parçalamak mıdır(aman Allah’ım neler diyorum ben, çok havalı ve müthiş şeyler değil mi bunlar, dur dur)? Ahah. Aahhahahhaha. Asıl güzel olan ne biliyor musunuz? Herkesin isteğini, beklentisini paramparça eden biri vardır. İstisnasız. Kimse o kadar güçlü değildir, çünkü sizi güçlü yapan şey diğer insanların o gücü kabul etmesidir. Şöyle de diyebiliriz. Bir mayfa başı(babası değil, çok cinsiyetçi, mafya babası ne be) think’in. Bu baş kişi heeeeep ve hep adamlarıyla işleri yürütür ve güçlüdür. Gerçekten güçlüdür de. Ama adamlarının hepsinin bir anda bunu reddettiğini düşünün(darbe denen bir şey böyledir işte, ah Vicious(dikkatCowboyBebopgöndermesi)). Hayır böyle bir şey de var. Zaten bu adam ölümlü de hani. Ya ölebiliyorsun, ne kadar güçlü olduğunu sanabilirsin ki? Neyse ama, adamları(bu da cinsiyetçi ya, amaaan, kadın suikastçiler ve askerler de iyi iş görüyor, yine de adamlar kalıptır kullanalım, buradan Adamlar’a da selam olsun) bunu reddettiğinde olay biter ve güç düşer. Yaani neymiş, güç kabulden ibarettir, genelde, büyük güçler için. Evet. Burada da şöyle bir nokta var ki, insanlar yalnızdır ve birleşmeleri güçtür. Bu yüzden diğerlerinin yan çizme korkusuna darbeler çok zordur. Yani yalnızlık yüzünden tehlikede olan mafyabaşı yine yalnızlık sayesinde güvendedir. Bu tüm insanlık için böyledir. İnsanlar aslında birbirleri için deli gibi tehlikeli olabilir, zarar verebilir, kendi istekleri uğruna karşıyı ezebilir fakat birbirlerine de muhtaçtır. En benim diyen bile bunu inkar edemez. Güç için bile insanlara muhtaçsın. Ve onları ezmeye : P Heheh.

Kim çıkardı bu güç konusunu ya. Ben ne yazmaya geldim ne yazdım. Hoş ben de bunu yazacaktım da. Neyse. A dur. Şey de var. Tek başına tetikçi olan adamlar, kaçarak yaşayanlar, kimseye muhtaç değilmiş gibi duranlar. Tekil olarak herkesi tehdit edebilecek tiplerdir bunlar. Fakat güç güçte üstündür ve bu kişiler de çok anksiyetik yaşamak zorundadır. Ki bu da güç değildir. İsteklerini yine rahatça yerine getiremezler. Hiçbir beyin anksiyetik olmayı istemez ve kaldıramaz. Yaani. Hepimiz hem güçlü hem de güçsüzüz. Hayal kırıklıklarına uğrayıp mutlu olacağız. Maç başlamış ve sonra da içimi sımsıcak yapan biriyle buluşmam olacak. Şimdilik çav. Neyi reddediyorum bilmiyorum ama burada filozof gibi davranmak çok eğlenceliymiş.

Kamil
Aslında
Mesela
İçindekileri
Laflıyor

Blogun ana kaynağı: https://manga-tr.com/blogu-75323.html